Ender Senkaya tarafından yazılmış tüm yazılar

Özellikle ticari ve endüstriyel yapıların Proje ve Sözleşme Yönetimi dalındaki uzmanlıklarını serbest danışman olarak değerlendirmek üzere 2017 yılında Analitik Yöntem’i kurdu. Uluslararası İhale yönetimi üzerinde ODTÜ’de çeşitli dönemlerde misafir öğretim elemanlığı yaptıktan sonra, 2017 Güz Dönemi’nden başlayarak, yarı zamanlı öğretim üyesi olarak, ODTÜ Yapım Yönetimi anabilim dalı yüksek lisans programı içn Stratejik Sözleşme Yönetimi adında bir ders verecektir. Çeşitli ulusal ve uluslararası makalelerde imzası bulunmaktadır.

Doğru veriye nasıl ulaşmalı?

Gerçeği, sadece gerçek olduğu için sevmek, bu dünyadaki insan mükemmeliyetinin esas unsuru ve diğer tüm erdemlerin ocağıdır.

John Locke

Sene başında HBR’de Eric Haller ve Greg Satell imzalı ‘Veri-Yönlendirmeli Kararlar Bu 4 Soruyla Başlamalı(1) adında bir makaleyi okuduğumda, aslında bilgi kuramı açısından (epistemoloji), 2500 yıldır ne kadar az yol almış olduğumuzu farkettim. Sonuç itibari ile, felsefeden uzak, sadece teknoloji kullanarak gelişmeye inananların, nasıl hüsrana uğrayacaklarını anlatma fırsatım olsaydı diye düşünmüştüm. Kısmet bugüne imiş.

Doğru veriye nasıl ulaşmalı? yazısının devamı

Komplo Teorilerine İnanmanın Dayanılmaz Çekiciliği

İnsanlığın geçmişi kuşkusuz sayısız komplo teorileri ile örülmüş hatta biraz ileri gidersek belki de şekillendirilmiştir. Nasıl bir Laz fıkrasında olduğu gibi iyi bir romanın, gizem, soyluluk (sınıf ayrımı), din ve cinsellik gibi ‘sos’ları olmazsa olmazsa, komplo teorilerinin de benzer sosları vardır ve bunların farkına varmak bizi hangi fikirlere karşı mesafeli olmamız gerektiği konusunda uyarıcı olabilir.

Komplo Teorilerine İnanmanın Dayanılmaz Çekiciliği yazısının devamı

Bir Sözleşme Ne Zaman Uluslararası Nitelik Kazanır?

Son günlerin güncel tartışması Yap İşlet Devret (BOT) ya da Kamu-Özel Ortaklığı (PPP) modelleri ile ihale edilmiş ve devletçe kullanım garantisi verilmiş projelerde, pandemi kaynaklı olarak mücbir sebep şartlarının uygulanıp uygulanamayacağı. Pek çok yayın organı bu projelerde tahkim yeri olarak Türk Mahkemeleri değil Londra tanımlandığı için böyle bir uygulamanın mümkün olamayacağı yönünde yayınlar yapıyorlar. Kafa karışıklığı o kadar çok ki, neresinden başlayacağımızı bilemediğimiz bir konu haline geliyor. Sıra ile anlatmaya çalışalım.

Bir Sözleşme Ne Zaman Uluslararası Nitelik Kazanır? yazısının devamı

İşe Alım Görüşmelerinde Fark Yaratacak 7 Kural

“Kendinizi gelecek beş yıl içinde nerede görmek istiyorsunuz?” klişesinden artık sıkıldınız mı?

Bir kurumun geleceğini etkileyen en önemli parametrelerden birisi şüphesiz doğru yetenek yönetimi. Yetenek yönetimi de öncelikle uygun yeteneklerin seçimi ile başlıyor. HBR’de yayınlanan bir yazıda San Fransisco State Üniversitesi İşletme böümü profesörlerinden ve IK konusunda uluslararası üne sahip John Sullivan, doğru personel seçimleri yapmak için 7 basit kural öneriyor.

İşe Alım Görüşmelerinde Fark Yaratacak 7 Kural yazısının devamı

Futbol Oyun Kuralları ve Tip İnşaat Sözleşmelerinin Paralel Evrimleri

Futbol oyununda 1891 yılına gelinceye kadar bir penaltı kuralı olmadığını bilir miydiniz? Neden olsundu ki; bir İngiliz beyefendisinin, gole giden rakibini kasten düşürebileceği kimin aklına gelirdi? Rekabet ile birlikte futbol oyun kuralları da “modern” çağa ayak uydurdu. Futbol oyun kurallarına benzer evrim geçiren bir diğer dal da Tip İnşaat Sözleşmeleri oldu. Bu yazımızı FIDIC’ten NEC’e kadar inşaat sözleşmelerinin futbol oyun kurallarına paralel ilerleyen evrimine ayırdık.

Futbol Oyun Kuralları ve Tip İnşaat Sözleşmelerinin Paralel Evrimleri yazısının devamı

Isaac Asimov’un Gözünden Yaratıcı Kişilikler ve Ortamların Özellikleri

Edebiyat ve bilim Dünyasının en yaratıcı düşünürlerinden Isaac Asimov, ölümünden sonra şans eseri bulunan bir makalesinde yaratıcı fikirlerin nasıl ortaya çıktıklarına dair ilginç saptamalarda bulunuyor. Zamanının en önemli savunma sanayi projelerinin birinden “gizlilik şartının ifade özgürlüğünü kısıtlamasından çekindiği için” ayrılan Asimov’un, bu eski makalesini, yaratma güçlüğü çekenler için aydınlatıcı olabileceği düşücesi ile özetlemek istedik.

Isaac Asimov’un Gözünden Yaratıcı Kişilikler ve Ortamların Özellikleri yazısının devamı

Girişimci Düşüncenin Yaratılması – İşçilerden Liderler Çıkarmak

Girişimcilik üzerine dersler veren Sergey Revzin ve Vadim Revzin, HBR’da geçtiğimiz yıl sonu yayınlanan “Ekibinizin Girişimci Düşünme Yetisini Nasıl Desteklersiniz” makalelerine “açık deneyciliğin” inovasyon konusunda ciddi olan tüm ekiplerin temel özelliği olarak altının çizilmesi gerektiğini vurgulayarak başlıyorlar. Peki hangi davranış kalıpları çalışanların inovatif yönünü açığa çıkarmasına yardım ediyor? Biz de Revzinlerin üç önerisini sizlerle paylaşmak istedik.

Girişimci Düşüncenin Yaratılması – İşçilerden Liderler Çıkarmak yazısının devamı

Etik Makinesi

Bir makinenin, insana özgü her durumda aklımızın bizi davranmaya sevk ettiği gibi davranmasını sağlamaya yetecek kadar farklı donanıma sahip olması hemen hemen imkansızdır. Rene Descartes

Yapay Zeka (YZ) hayatımıza girmeye devam ettikçe, onunla yönlendirilen makinaların da uymaları gerekli etik kurallara ilişkin tartışmalar devam etmekte. Özellikle YZ tarafından yönetilen sürücüsüz araçların karmaşık durumlar altında verecekleri kararlar son yılların en önemli tartışma konuları arasında yeralıyor. Örneğin aracın durması mümkün olmadığı bir durum ortaya çıktığında, yoldan geçen bir bebeği mi yoksa bir yaşlıyı mı seçeceği gibi karmaşık karar alma mekanizmalarında olduğu gibi.

Etik Makinesi yazısının devamı

Öngörülmedik ardıl etkileriyle Dünyayı şekillendirmiş 6 buluş

Tarihi şekillendiren binlerce buluş var şüphesiz. Ama bunlardan bazıları hedeflenmiş amaçlarının çok ötesinde yarattıkları ardıl etkileri ile dönüm noktası olarak adlandırılmaya hak kazanmışlardır. Şimdi bu öngörülmedik etkileri ile Yeni Dünya Düzenini yaratan bu 6 buluşu sıralamaya çalışalım.

Öngörülmedik ardıl etkileriyle Dünyayı şekillendirmiş 6 buluş yazısının devamı

Yeni teknolojilerin hayata geçme sürecinin 4 yöneylemi

Hayatımıza yeni bir icadın girmediği gün neredeyse kalmadı. Kimisi uzun zamandır “olsa ne güzel olurdu” dediğimiz şeylerken, diğerleri daha önce hayatımızda olmadığını farketmediğimiz ve hatta eksikliğini bile hissetmediğimiz ürünler. Kimi ürünler eski ürünlerin yerini alarak pazarda hızla yayılırken, bazılarının pazarda kabul süresi ilk düşünülenin aksine çok uzun olabiliyor. Polaroid kameraları, kaset teypleri ne kadar hızla benimsemiştik şimdi unuttuk bile. Artık piyasada sadece antikacıların ilgisini çekmekteler. Oysa hızla benimseneceğini düşündüğümüz elektrikli arabalar ya da RFID çipler henüz günlük hayatımızın tam anlamı ile parçaları olmuş değiller.  Peki aradaki farkı yaratan etmenler neler? İcatlar pazarda yeralmak için nasıl yolları izliyorlar? Bu yazımızda bunlara bir göz atalım istedik. 

Yeni teknolojilerin hayata geçme sürecinin 4 yöneylemi yazısının devamı