Blog

Yeni teknolojilerin hayata geçme sürecinin 4 yöneylemi

Hayatımıza yeni bir icadın girmediği gün neredeyse kalmadı. Kimisi uzun zamandır “olsa ne güzel olurdu” dediğimiz şeylerken, diğerleri daha önce hayatımızda olmadığını farketmediğimiz ve hatta eksikliğini bile hissetmediğimiz ürünler. Kimi ürünler eski ürünlerin yerini alarak pazarda hızla yayılırken, bazılarının pazarda kabul süresi ilk düşünülenin aksine çok uzun olabiliyor. Polaroid kameraları, kaset teypleri ne kadar hızla benimsemiştik şimdi unuttuk bile. Artık piyasada sadece antikacıların ilgisini çekmekteler. Oysa hızla benimseneceğini düşündüğümüz elektrikli arabalar ya da RFID çipler henüz günlük hayatımızın tam anlamı ile parçaları olmuş değiller.  Peki aradaki farkı yaratan etmenler neler? İcatlar pazarda yeralmak için nasıl yolları izliyorlar? Bu yazımızda bunlara bir göz atalım istedik. 

Continue reading “Yeni teknolojilerin hayata geçme sürecinin 4 yöneylemi”

Roma İmparatorlarının Kuraklıkla Şekillenen Kaderleri

Firavun’un rüyasında Nil’den yedi sağlıklı ve şişman inek çıkıyor. Ama ardından gelen yedi cılız ve sağlıksız inek onları yiyor. Benzer bir rüyayı tekrar görüyor. Tefsirini Yusuf Peygamber’den istiyor. Yusuf peygamber rüyayı şöyle yorumluyor: “Önce yedi bolluk yılı olacak, Nil’in taşması sayesinde çok iyi hasat kaldırılacak. Ama bunu yedi kıtlık yılı izleyecek, kuraklık açlığa yol açacak.” Firavun da Yusuf’a inanıyor. Yedi bolluk yılında ambarları dolduruyor. Böylece yedi kıtlık yılında Mısır halkı açlıktan kırılmıyor. Bu hikâye gelişmiş ve gelişen ülke yöneticileri için çok değerli dersler içeriyor.

Continue reading “Roma İmparatorlarının Kuraklıkla Şekillenen Kaderleri”

Toksik Takım Arkadaşları ile Başa Çıkmanın 4×4 Yolu

Geçtiğimiz günlerde HBR’de Abby Curnow-Chavez tarafından kaleme alınmış Toksik Takım Arkadaşları ile Başa Çıkmanın 4 Yolu başlıklı yazıyı görünce bu tür zehirli çalışma arkadaşları ile ilgili sorunun sadece ülkemize mahsus bir sorun olmaktan öte tüm Dünya’da benzer biçimlerde varolduğunu farkettim. Yazıda ele alınan başlıkları bize özel örneklerle destekleyip genişleterek ele almaya karar verdim. 

Continue reading “Toksik Takım Arkadaşları ile Başa Çıkmanın 4×4 Yolu”

Sözleşme Yöneticilerinin 4 Pirus Zaferi

Roma henüz Romalılığının farkında bile değilken, bugünkü İtalya’nın güney sahilleri de Yunan kolonilerine aitti. Bu koloniler barbar olarak düşündükleri Romalılara karşı Makedonya’daki Epir kralı Prus’tan yardı istediler. 25000 asker ve yüzlerce fille Çizmenin güneyine çıkan Pirus, sonuç almak için 5 yıl çaba sarfedecekti. Roma ile aralarındaki son büyük savaşta, daha çok çapulcu ordusu görünümündeki Romalılar kızgın oklarla filleri hedef alınca, panikleyen filler Pirus’un kendi ordusunu ezmeye başlamışlardı.

Continue reading “Sözleşme Yöneticilerinin 4 Pirus Zaferi”

İki Ülkenin Hikayesi

Financial Times (FT)de Haziran ayında Jamil Anderlini imzasıyla yayınlanan bir makalede, Hindistan ve Çin’in son dönemde altyapısal gelişmişlikleri arasında oluşan derin uçurum, farklı politik sistemlerle yönetilmeleri özelinde kıyaslanmış. Otoriter bir politik sistem mi yoksa kaotik bir demokrasi mi kalkınmanın önünü daha rahat açabilir? Her ne kadar katı kapitalist bir bakış açısı ile hazırlanmış olsa da makale, farklı politik sistemlerin gelişmekte olan ülkeler için getiri ve götürüleri açısından incelenmeye değer. Kalkınma, otoriterlik ve basın özgürlüğü üzerine bir deneme.

Continue reading “İki Ülkenin Hikayesi”

Süper Verimliliğin 7 Atlısı

Son araştırmalar en verimli kod yazıcılarının ortalama kodlama yapanlara göre günde 9 kat daha fazla faydalı kod geliştirebildiklerini gösteriyor. Yine, New York’taki Bernardin Restoranının balık şefi, ortalamadan 3 kat daha hızlı çalışırken, Nordstorm’un en verimli satış elemanı, ortalamanın 8 katı fazla giysi satabilmekte. Peki diğerlerinden farklı kılan etmenler neler bu süper verimli çalışanları?

Continue reading “Süper Verimliliğin 7 Atlısı”

Girişimci mi, Mucit mi?

Sıklıkla birbirine karıştırdığımız iki kavram, girişimcilikle mucitlik. Oysa “icat çıkarmanın” kabahat, “yolunu bulmanın” mükafat kabul edildiği bir toplumda bu iki kavramı çok daha rasyonel olarak ayrıştırabiliyor olmalıydık. Arapça kökenli “mucit” kelimesine bile tam karşılık gelen bir Türkçe terim bulduğumuz bile iddia edilemez oysa.

Continue reading “Girişimci mi, Mucit mi?”

Köprüden kimi atarsınız?

Bilinen hikayedir; kontrolden çıkmış bir tramvay yokuş aşağı hızla ilerlemektedir. Yolu üzerinde beş demiryolu işçisi, durumdan habersiz şekilde çalışmaktadırlar. Tramvayın çarpması durumunda bir facia yaşanacağı kesindir. Olayı izlemekte olan Siz, önünüzdeki makasta bulunan bir kolu ittirdiğiniz takdirde ise tramvayı diğer hatta yönlendirmeniz mümkündür, ama orada da çalışmakta olan bir işçi vardır ve sonuç onun için de kesin ölümdür. Peki Siz, hangi kararı alacaksınız?

Continue reading “Köprüden kimi atarsınız?”

Antik Çağda Proje Yönetimi

Indus Vadisindeki Harappa’dan, Sümerlerin kadim Uruk ve Kalde şehirlerine, Minos medeniyetinin Knossos’undan, Pericles’in Atinasına ve tabii ki Mısır’ın piramitlerine antik Dünya uygarlıklarının göstergesi olan kentleri ve bu kentleri taçlandıran görkemli yapıları biliyoruz da, bu yapıların kimler tarafından inşa edildiğine ilişkin bilgimiz genellikle ,Herodot ve Vitruvius’un hikaye ettikleri ile sınırlı. Nasıl yapıldıklarına ilişkin bilgilerimiz ise sadece varsayımlara dayalı.

Continue reading “Antik Çağda Proje Yönetimi”

Blockchain Devlet’in sonunu mu getirecek?

Genç Dryas’tan(*) sonra havalar belli şanslı enlemler arasında (yaklaşık 20-35 kuzey) daha önce hiç görülmediği kadar ısınmaya başlamıştı. Daha önce her ne olmuşsa olmuş, buzların altında kalmıştı. Buzların önce işgali sonra çekilmesi medeniyet olarak adlandırdığımız oluşumu da şekillendirecekti. Yeni ve sıcak bir başlangıç için herşey hazırdı.

Continue reading “Blockchain Devlet’in sonunu mu getirecek?”