Kategori arşivi: Inovasyon

Isaac Asimov’un Gözünden Yaratıcı Kişilikler ve Ortamların Özellikleri

Edebiyat ve bilim Dünyasının en yaratıcı düşünürlerinden Isaac Asimov, ölümünden sonra şans eseri bulunan bir makalesinde yaratıcı fikirlerin nasıl ortaya çıktıklarına dair ilginç saptamalarda bulunuyor. Zamanının en önemli savunma sanayi projelerinin birinden “gizlilik şartının ifade özgürlüğünü kısıtlamasından çekindiği için” ayrılan Asimov’un, bu eski makalesini, yaratma güçlüğü çekenler için aydınlatıcı olabileceği düşücesi ile özetlemek istedik.

Isaac Asimov’un Gözünden Yaratıcı Kişilikler ve Ortamların Özellikleri yazısının devamı

Girişimci Düşüncenin Yaratılması – İşçilerden Liderler Çıkarmak

Girişimcilik üzerine dersler veren Sergey Revzin ve Vadim Revzin, HBR’da geçtiğimiz yıl sonu yayınlanan “Ekibinizin Girişimci Düşünme Yetisini Nasıl Desteklersiniz” makalelerine “açık deneyciliğin” inovasyon konusunda ciddi olan tüm ekiplerin temel özelliği olarak altının çizilmesi gerektiğini vurgulayarak başlıyorlar. Peki hangi davranış kalıpları çalışanların inovatif yönünü açığa çıkarmasına yardım ediyor? Biz de Revzinlerin üç önerisini sizlerle paylaşmak istedik.

Girişimci Düşüncenin Yaratılması – İşçilerden Liderler Çıkarmak yazısının devamı

Öngörülmedik ardıl etkileriyle Dünyayı şekillendirmiş 6 buluş

Tarihi şekillendiren binlerce buluş var şüphesiz. Ama bunlardan bazıları hedeflenmiş amaçlarının çok ötesinde yarattıkları ardıl etkileri ile dönüm noktası olarak adlandırılmaya hak kazanmışlardır. Şimdi bu öngörülmedik etkileri ile Yeni Dünya Düzenini yaratan bu 6 buluşu sıralamaya çalışalım.

Öngörülmedik ardıl etkileriyle Dünyayı şekillendirmiş 6 buluş yazısının devamı

Yapay Zeka ve Biz

Çok değil daha 30-40 yıl öncesine kadar adını sanını duymadığımız firmalar ve teknolojiler bugün hayatımızın olmazsa olmazı haline geldiler. Tarihte hiç görülmedik ölçüde hızlı bir değişim sürecinin içine girmiş durumdayız. Böyle bir sürecin en yakın akrabası belki sadece matbaanın icat edildiği 15.yüzyılda yaşanmış ve hiç öngörülmedik ardıl etkilere neden olmuştu. Peki biz bu ışık hızıyla ele geçirildiğimiz dönemde gerçekten önümüzü görebiliyor muyuz?

Yapay Zeka ve Biz yazısının devamı

Yeni teknolojilerin hayata geçme sürecinin 4 yöneylemi

Hayatımıza yeni bir icadın girmediği gün neredeyse kalmadı. Kimisi uzun zamandır “olsa ne güzel olurdu” dediğimiz şeylerken, diğerleri daha önce hayatımızda olmadığını farketmediğimiz ve hatta eksikliğini bile hissetmediğimiz ürünler. Kimi ürünler eski ürünlerin yerini alarak pazarda hızla yayılırken, bazılarının pazarda kabul süresi ilk düşünülenin aksine çok uzun olabiliyor. Polaroid kameraları, kaset teypleri ne kadar hızla benimsemiştik şimdi unuttuk bile. Artık piyasada sadece antikacıların ilgisini çekmekteler. Oysa hızla benimseneceğini düşündüğümüz elektrikli arabalar ya da RFID çipler henüz günlük hayatımızın tam anlamı ile parçaları olmuş değiller.  Peki aradaki farkı yaratan etmenler neler? İcatlar pazarda yeralmak için nasıl yolları izliyorlar? Bu yazımızda bunlara bir göz atalım istedik. 

Yeni teknolojilerin hayata geçme sürecinin 4 yöneylemi yazısının devamı

Süper Verimliliğin 7 Atlısı

Son araştırmalar en verimli kod yazıcılarının ortalama kodlama yapanlara göre günde 9 kat daha fazla faydalı kod geliştirebildiklerini gösteriyor. Yine, New York’taki Bernardin Restoranının balık şefi, ortalamadan 3 kat daha hızlı çalışırken, Nordstorm’un en verimli satış elemanı, ortalamanın 8 katı fazla giysi satabilmekte. Peki diğerlerinden farklı kılan etmenler neler bu süper verimli çalışanları?

Süper Verimliliğin 7 Atlısı yazısının devamı

Girişimci mi, Mucit mi?

Sıklıkla birbirine karıştırdığımız iki kavram, girişimcilikle mucitlik. Oysa “icat çıkarmanın” kabahat, “yolunu bulmanın” mükafat kabul edildiği bir toplumda bu iki kavramı çok daha rasyonel olarak ayrıştırabiliyor olmalıydık. Arapça kökenli “mucit” kelimesine bile tam karşılık gelen bir Türkçe terim bulduğumuz bile iddia edilemez oysa.

Girişimci mi, Mucit mi? yazısının devamı

Blockchain Devlet’in sonunu mu getirecek?

Genç Dryas’tan yani son buzul çağından  sonra havalar, şanslı enlemler olarak adlandırılan (yaklaşık 20-35 kuzey) coğrafyada daha önce hiç görülmediği kadar ısınmaya başlamıştı (*). Daha önce olmuş olan her ne varsa buzların altında kalmıştı. Buzların önce işgali sonra çekilmesi medeniyet olarak adlandırdığımız oluşumu da şekillendirecekti. Yeni ve sıcak bir başlangıç için herşey hazırdı.

Blockchain Devlet’in sonunu mu getirecek? yazısının devamı

Göklerden İlham Beklemek

Dinsel inanışlar, bilimsel gelişme ve politik ittifakların, hem dinsel hem de ekonomi üzerindeki birleşik etkileri uzun zamandır merak edile gelmiştir. Aralık ayında Amerikan Ulusal Ekonomik Araştırmalar Dairesince (National Bureau of Economic Research) son hali yayımlanan bir tebliğe göre, tarih boyunca bilim ve örgütlü dinsel inançlar arasında bir çatışma olduğu bilinse de, ilk kez dindarlık ve kişi başına düşen patent sayıları arasındaki belirgin ters korelasyonu gösteren bir model geliştirilmiş oldu.

Göklerden İlham Beklemek yazısının devamı

Kendimizden Ne Kadar Başarı Beklemeliyiz?

Çevremizde hep başarı hikayeleri dinliyoruz, başarısızlık hikayeleri ise çok nadir. Bunun doğal sonucu olarak herkes başarının doğal, başarısızlığın nadiren rastlanan bir durum olduğunu düşünüyor. Bu durum, “Benim onlardan neyim eksik?” sorusuyla tamamlandığında, yapabileceklerimizle ilgili tahminlerimiz fazla iyimser oluyor.

Kendimizden Ne Kadar Başarı Beklemeliyiz? yazısının devamı